Üyelik Girişi
fenciyim
Site Haritası
ELEKTROSKOPUN ETKİ İLE ELEKTRİKLENMESİ

Elektroskop etki ile elektriklendiği zaman topuz ve yapraklar ters işaretlerle yüklenir. Böylece yapraklar birbirlerini itme kuvveti ile açılırlar.

YÜKLÜ CİSİMLER ARASINDAKİ ETKİLEŞME KUVVETLERİ COULOMB YASASI

Elektrik yükleri arasındaki itme çekme kuvveti ilk olarak C. Augustine (1736-1806) tarafından bulunmuştur.
Bu kanuna göre aynı cins yükler birbirini iter, zıt yükler ise birbirini çekerler.

ÖNEMLİ ÖZELLİKLER

1. Kuvvet vektörsel bir büyüklüktür.
2. Yüklü cisimler arasında itme ve çekme kuvveti vardır.
3. Eğer sistem birden fazla elektrik yükü içeriyorsa, yüklerden birisine etki eden kuvvet, hiçbir yükün seçtiğimiz yüke uyguladıkları kuvvetlerin vektörsel toplamına eşittir.

ELEKTRİK YÜKÜNÜN ÖLÇÜLMESİ

Asit, tuz ve bazların sudaki çözeltileri iyon olarak adlandırılan elektrik yüklü atom grupları halindedir. Böyle bir çözeltiden elektrik akımı geçirildiğinde çözelti yüklü atom gruplarına ayrılır. Bu olaya elektroliz adı verilir. Bu olay doğru akım kaynağı olan üreteçlerin sağladığı elektrik enerjisinin kimyasal enerjiye dönüşmesi olayıdır. Doğadan elde edilen cevherin saflaştırılması, kaplamacılık ve suyun kendisini oluşturan oksijen ve hidrojene ayrışması olayı elektrolit yöntemi ile yapılır. Elektrolizin yapıldığı kaba voltametre elektriği ileten sıvıya elektrot, sıvı içine batırılan metal çubuklara elektrot, pilin (+ ) kutbuna bağlı elektroda anot, ( - ) kutbuna bağlı elektroda katot denir.

MADDELERİN ELEKTRİK İLETKENLİĞİ
A. Katıların İletkenliği

İletkenler, içerisinde serbest yüklerin bulunduğu maddelerdir. İletkene bir elektrik alanı uygulandığında serbest yükler harekete başlar. Bir meta iletken içerindeki serbest yükler elektronlardır. Bir elektrolit içerisindeki serbest yükler pozitif ve negatif iyonlardır. Bir neon lambası ya da bir fluorersan lambada olduğu gibi uygun koşullarda bulunan bir gaz da iletkendir. Gazlardaki serbest yükler pozitif ve negatif iyonlarla, elektronlardır.

B. Sıvıları İletkenliği

Elektrik yükleri sadece katı maddeler için değil, sıvılar içinde geçerlidir. Elektrik yüklerinin içinden geçtiği sıvılara elektrolit denir.
Bu geçişi sağlamak için sıvı içine bastırılmış bakır, çinko, platin gibi maddelerden yapılmış çubuklara da elektrot denir Elektrotlardan, bataryanın artı ucuna bağlanarak yükleneni anot, eksi ucuna bağlanarak yükleneni ise katot adını alır. Sıvı iletkenlerde elektrik yüklerinin taşınması, sıvı içinde kimyasal yolla oluşan artı ve eksi yüklü atom ya da atom gruplarınca sağlanır. Bunlara iyon adı verilir. Bir sıvının iletkenliğini içindeki iyon miktarına bağlıdır. Örneğin musluk suyunda çok az miktarda iyon bulunduğu için iyi bir iletken değildir.

C. Gazların İletkenliği

Gazlar, bazı koşullar gerçekleştiğinde elektrik iletirler.
Örnek; şimşek bulutlar arasında, yıldırım bulutlarla toprak arasında, iyonlarla elektriksel iletimin örnekleridir.

ELEKTRİK AKIM KAYNAKLARI
A. Doğru Akım Kaynakları
a. Piller


Bilinen en basit doğru akım kaynakları, pillerdir. Piller kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren düzeneklerdir.
Volta pili olarak ta bilinen ilk pil 1800 yılında Allesandro Volta tarafından geliştirildi. Bu pil, aralarında tuzlu su emdirilmiş mukavva levhalar bulunan gümüş-çinko levha çiftlerinin oluşturduğu bir sistemdir. En üstteki gümüş levha ile en alttaki çinko levha iletken bir telle bağlandığında telden bir akım geçer. Fakat bu pil daha sonra Daniell tarafından yaygın olarak bilinen haline kavuşturuldu.


  b. Kuru Pil

Kuru piller aslında kuru olmayan fakat akıp dökülmesi olanaksızlaştırılmış sıvı bir elektrolit içerirler. El fenerlerinde, pilli oyuncaklarda ve transistörlü el radyolarında kullanılan asitli piller (karbon-çinko pilleri ya da bilinen adı ile löklans pilleri); fotoğraf makinalarında ve elektrikli tıraş makinalarında kullanılan alkali (bazik elektrolitli) piller ve işitme aygıtlarında ve flaşlarda kullanılan cıvalı piller kuru pillere örnektir.

DOLDURULABİLEN PİLLER
 

        Sulu pil, kuru pil ve katı elektrolitli pil, bir süre kullanıldıktan sonra biter ve devreye akım veremez hale gelir. Ancak bazı pil türlerini bittikten sonra doldurarak tekrar kullanma olanağı vardır. Bu pillere akümülatör veya doldurulabilen piller denir. Bunlarda boşalma sırasındaki pil reaksiyonlar tersine döndürüldüğünde akümülatör dolar ve hemen hemen ilk haline döner. Bu bakımdan diğer pillerden daha kullanışlıdır. Bu piller şarj aletleriyle doldurulur.

 

KURŞUNLU AKÜMÜLATÖRLER

         Taşıtlarda yaygın olarak kullanılan akümülatör türüdür. Bunlarda elektrot olarak %5 antimon içeren kafes şeklinde kurşun ızgaralar kullanılır. Bu ızgaralar kurşun oksit ve sülfürik asit karışımıyla sıvanarak kurşun sülfat (PbSO4) haline getirilir. Bu şekilde elde edilen elektrotlar aralarına cam elyafından yapılan gözenekli yalıtkan malzeme yerleştirilerek plastik kap içerisinde bulunan seyrelttik sülfürik asit çözeltisine (elektrolit) daldırılır. Elektrotlar bir doğru akım kaynağına bağlandıklarında üretecin – kutbunun bağlı olduğu elektrottaki kuşun sülfat kurşuna indirgenir. Üretecin  + kutbunun (anot) bağlandığı elektrota ise kurşun sülfat kurşun dioksite yükseltgenir. Böylece akümülatörün elektrotları kutuplanmış olur. Bu işleme akümülatörün doldurulması sırasında su harcamakta ve asit üretilmektedir. Yani dolu bir akümülatörün elektrolitindeki asit miktarı artmaktadır. Yaygın olarak kullanılan kurşunlu akümülatörler yanında değişik amaçlarla kullanılan akümülatörler de vardır. 

NİKEL KADMİYUMLU AKÜMÜLATÖRLER

 Bu akümülatörler potasyum hidroksit çözeltisinden oluşan bir elektrolit içerisine daldırılmış nikel hidroksit katot ve kadmiyum anottan oluşur. Ni-Cd akümülatör hafif oldukları için daha çok radyo gibi taşınır aygıtlarda kullanılır. Gelişen teknoloji telsizlerde kullanmaya uygun sızdırmaz  Ni-Cd pillerin yapımını mümkün kılmıştır.  

NİKEL – DEMİRLİ AKÜMÜLATÖR

         Edison pili olarak da bilinen  hem uzun ömürlü ve hem de sağlam oldukları için bir zamanlar çok kullanılan bu akümülatörler giderek yerini nikel-kadmiyumlu pillere bırakmaktadır.  

 

GÜMÜŞ – ÇİNKOLU AKÜMÜLATÖRLER  

      Son yıllarda kullanım alanı giderek genişleyen bir akümülatör türüdür. Bu akümülatörlerde çinko hidroksitle doyurulmuş potasyum hidroksit elektrolit olarak kullanılır. Eksi elektrot  çinko, artı elektrotsa elektro kimyasal olarak gümüş perokside yükselt genmiş gümüş oksitle sıvanmış bir perdedir. Elektrotlar selüloz ile birbirinden yalıtılmıştır.

         Bu akümülatör türü hafif olduğu ve büyük enerji üretilebildiği için özel uygulamalarda diğer akümülatörlere tercih edilir. Yükleme ve boşalma sayıları elektrotları birbirinden ayıran yalıtkanın dayanaklığına bağlıdır. Bu dayanaklılık 30 ile 300 çevirim arasında değişir.  

 

PİL OLUŞUMU İLE MADDELERİN AŞINMASI (KOROZYON)      

   Daniell pili ve kuru pilde akım elde edilirken çinko elektrotların çözünerek iyon halinde elektrolit içerisine geçer ve bu elektrotlar zamanla azalır. Ayrıca bir gümüş – çinkolu akümülatörün ömrünün de elektrotları ayıran yalıtkan malzemenin dayanıklılığına bağlıdır.         Daniell pilinde ve kuru pilde çinko elektrodun aşınması akım elde etmek için gereklidir. Oysa gümüş çinkolu akümülatörde yalıtkan maddenin zamanla bozulması akümülatörün ömrünü kısaltıyordu. İşte bu şekilde maddelerin aşınmasına veya bozunmasına korozyon denir.korozyon, maddelerin ömrünü kısalttığı için istenmeyen bir olaydır ve çeşitli yöntemlerle bunu önleme yoluna gidilir.  

DİĞER DOĞRU AKIM KAYNAKLARI

         Piller ve akümülatörlerden başka bir doğru akım kaynağı da dinamodur. Dinamonun verdiği akım tek yönlü ama dalgalıdır. Bisikletteki lambayı yakmak için bisikletin tekerleğine bağlanan güç kaynağı da bu şekilde akım veren dinamodur. Burada tekerleğin dönmesi ile dinamonun halkası mıknatısların manyetik alanı içerisinde döner ve bir akım oluşur. Oluşan bu akım da lambayı yakmada kullanılır. Tekerleğin dönmesi durduğunda lambada söner. 

ALTERNATİF AKIM KAYNAKLARI

         Değeri sabit olmayıp zaman içinde değişen ve periyodik olarak yön değiştiren akıma alternatif akım ve bu akımın elde edildiği aygıtlara da alternatif akım jeneratörü (alternatör) denir. Alternatif akım jeneratörü de tıpkı dinamolar gibi düzgün bir manyetik alan içerisinde dönen akım makarasıdır. Dinamolarda akım makarasının uçları parçalı bir yüzükle temas halinde idi ve bu nedenle tek yönlü değişen bir akım elde ediliyordu. Oysa alternatörde iki uç iki ayrı yüzüğe bağlanarak çift yönlü değişen bir akım elde edilir.                                      




 

                         suna gülçek-Ders notlarım-fenciyim.com



0 Yorum - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam488
Toplam Ziyaret1761365
Saat
Takvim
Hava Durumu