Üyelik Girişi
fenciyim
Anket
DERS SAYILARININ AZALTILMASI FİKRİNE KATILIYORMUSUNUZ?
Site Haritası

Verimli Ders Çalışma Yöntemleri

                                  VERİMLİ  DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ 

Öğrencilerin okul başarısını etkileyen fizyolojik, sosyo - kültürel, ekonomik ve psikolojik pek çok etken olabilir. Bunlar için de en önemli etkenlerden biri de kuşkusuz öğrencilerin etkin çalışma yöntemlerini kullanmayışlarıdır. ( Küçükahmet 1987, Can 1992) Bir çok öğrenci zamanının çoğunu çalışmaya ayırdığı halde başarısız olmaktan yakınır. Oysa başarı, çalışmaya ayrılan süre kadar bu sürenin verimli kullanılması ile ilişkilidir. Yani başarıya giden yol çok çalışmaktan geçmez. Geçmişte başarı için sunulan reçete çok çalışmak olarak gösterilirdi. Oysa bugün başarı için çok çalışmak değil, etkili çalışmak gerekmektedir.

           

 Etkili çalışma öğrencinin uyku ve okul saatleri dışında kalan zamanını kontrol altına almasıdır. Diğer bir ifadeyle etkin çalışma, “ öğrencinin zamanını, belirlenmiş hedefler ve saptanmış öncelikler doğrultusunda programlı ve verimli bir şekilde kullanma ” sıdır. Etkili çalışmada çalışma, dinlenme ve eğlenmeye hepsine ayrı ayrı yer vardır.

           

Peki okulda öğrencinin başarısını önemli ölçüde etkileyen çalışma alışkanlıkları nelerdir? Hangi beceriler onları eğitim hedeflerine daha kolay ulaştırır? Genel olarak öğrencilerin şu alanlarda kendilerini geliştirmeleri önerilir:

 

Ø      Zamanın iyi planlanması

Ø      Çalışma ortamının düzenlenmesi

Ø      Çalışma sürelerinin ve aralıklarının planlanması

Ø      Not alma

Ø      Aktif dinleme

Ø      Hızlı ve etkili okuma

Ø      Özet çıkarma

Ø      Hafızayı ( belleği ) güçlendirme

Ø      Güdülenme

ZAMANI PLANLAMA

        

 “ Zaman hızlı ve coşkulu akan  bir ırmağa benzer. Zaman ancak planlı bir çalışmayla değerlendirilebilir.”

           

 Etkin çalışma, öncelikle çalışma zamanının ve çalışma ortamını iyi organize etmekle başlar. Hedeflere ulaşmak ve başarılı olmak için zamanı ve ortamı iyi bir şekilde düzenleyebilirsek verimimiz yükselir.

           

Zamanı planlayarak hem zamanı, hem de enerjinizi daha ekonomik kullanabilirsiniz. Zaman konusunda başarı kriteri, sadece hedefe ulaşmak değil, aynı zamanda hedefe en hızlı şekilde ulaşmaktır. Buna bağlı olarak bir öğrenci okulda geçen saatlerinin dışında kalan zamanını çalışma, eğlenme ve dinlenme zamanı olarak bölmeli ve her biri için günün belli saatlerini ayırmalıdır. Düzenli bir çalışma programı yapmak ve bunu titizlikle uygulamak başlangıçta kişiye zor gelebilir. Ancak böyle bir uygulamanın devamı, belli saatlerde belli işlerin yapılması alışkanlığının kazanılmasını sağlar. Çalışma zamanının günün belli saatlerinde olması, kişiyi çalışmak için oturmaya sevk eder. Örneğin, her gün saat 15:00- 18:00 arasını çalışmaya ayırmış ve bunu bir süre düzenli bir biçimde uygulamış olan bir kimsede, artık saat 15:00 ile ders çalışma eylemi arasında bir çağrışım bağı kurulmuş olacaktır ve her gün saat 15:00, ona çalışma saatini hatırlatacaktır. Hatta bu alışkanlık daha da yerleşirse kişi saat 15:00 olunca ders çalışmak  için bir iç gerilim duyacak, bunu yapmazsa rahatsız olabilecektir.

           

Çalışmaya başlamada ise en çok zaman ve enerji kaybımız; ne çalışacağımıza karar verme, gerekli malzemeyi bir araya getirme, ön hazırlık yapma ve sonuç olarak çalışmaya oturma sürecinde meydana gelir. Bir çok insan bu hazırlık sırasında, çok verimli olabilecek saatlerini, hatta günlerini kaybederler. Zaman planlaması alışkanlık haline getirilirse, bütün bu hazırlıklar mekanik olarak gerçekleşecek ve zaman kaybı olmayacaktır.

           

 Zamanı planlama da dikkat edilecek bir diğer nokta da TV seyretmek, gazete ve dergi okumak, çay ve kahve içmek, arkadaşlarla sohbet etmek gibi aktivitelere gereğinden fazla zaman harcanmasıdır. Burada iradeniz işe el koymalıdır. Zamanı planlı ve verimli kullanma alışkanlığı kazanmaya “ önceliklerinizi”, “ yapmak zorunda olduklarınızı” belirleyerek başlamak gerekir.

           

Önceliklerin net bir biçimde saptanabilmesi için şöyle bir uygulama önerilebilir. ( Sigma 1990 )   

            Yönerge: Önünüzdeki hafta için düşüncelerinizi gözden geçiriniz. Yapmak istediğiniz ve yapmak zorunda olduğunuz etkinlikleri listeleyiniz.

 

Yapmak İstediklerim          Yapmak Zorunda Olduklarım

………………………..         …………………………………

………………………..         …………………………………

………………………..         …………………………………

………………………..         …………………………………

………………………..         …………………………………

 

           

 Öncelikler belirlendikten sonra ikinci adım zamanı analiz etme ve planlamadır. Önce bir hafta zamanın nasıl kullanıldığı bir yere yazılmalıdır. Uyuma, yemek yeme, arkadaşlarla söyleşi, televizyon izleme, ders çalıma gibi… Öğrenci günlük alışkanlıklarını değiştirmeden, dürüst olarak ne yaptığını yazmalıdır. Bir haftanın sonunda şu sorular sorulabilir:

·        Zamanı geçirme şeklim beni mutlu ediyor mu?

·        Önemsiz durumlara harcadığım zaman ne kadar?

·        Boşa harcanmış zaman var mı? ( Hayal kurma ve gereksiz şeylerle ilgilenme gibi )

·        Çalışma için ayırdığım zamanı gerçekten çalışma için mi kullandım? Çalışmamı aksatan durumlar nelerdir?

·        Okul sonrası etkinliklere ve ev ödevlerine yeterli zamanım var mıydı?

           

           

Bu sorular sorulduktan sonra etkinlikler için gerekli süreler saptanmalıdır. Etkinlik sürelerinin belirlenmesi için önce harcanan zaman hesaplanmalıdır. Aşağıda verilen form kullanılabilir.                

 
         EtkinlikGünlük      SüreHaftalık  Süre
Uyku      
Kahvaltı  
Öğle Yemeği  
Akşam Yemeği   
Sınıfta Geçen Zaman    
Kişisel Bakım   
Ev Aile Sorumlulukları   

Bu formlar kullanılarak etkinlikler için günlük ve haftalık ne kadar zaman harcandığı ortaya çıkacaktır. Elde edilen sonuçlar öğrencinin gerçekçi bir plan oluşturmasına yardımcı olur. Hazırlanan planlar önce denenir ve daha sonra gerekli düzeltmeler yapılır. Öğrencilerin derslerinde daha başarılı olmaları ve istedikleri etkinlikleri gerçekleştirebilmeleri için dönemlik, haftalık ve günlük plan hazırlamaları gerekmektedir.

 

                       

 1. Dönem Planı: Dönem planı için bir takvim kullanılabilir ve bu takvim görülecek bir yere asılır. Akademik dönem için önemli tarihleri gösteren bu takvim sınavları, ödev tarihlerini, toplantıları ve öğrencinin gereksinim duyduğu durumları içermelidir. Böylece öğrenci ileride ne yapması gerektiğini bilir ve sınava hazırlanma, ödev hazırlama gibi zorunlulukların üst üste gelmesini ve doğacak baskıların , karışıklıkların oluşmasını önler.

 

                       

2. Haftalık Plan: Bir hafta boyunca tüm görevleri planlamak için hazırlanır. Sınav için hazırlanma, ders kitabını okuma, çalışma, arkadaşlarla toplanma gibi etkinlikler için zaman ayrılır. Haftalık plan yapılırken esnek davranmalı ve çok şey yapma planlanmamalıdır. Eğer yeterince dinlenilmezse planlananlar gerçekleşemez. Bir çok şeyi kötü bir biçimde yapmaktansa birkaç şeyi iyi yapmak daha yararlıdır. Haftalık planın gerçekçi olabilmesi için önce gözden geçirilir ve uyguladıktan sonra değerlendirilir. Yapılan plana muhakkak uyulmalıdır. En iyi plan bile uyulmazsa yararlı olamaz. Plan öğrencinin yaşamına uygun hale gelinceye kadar üzerinde çalışılmalıdır.

                       

                       

3. Günlük Plan: Günlük planda şu etkinlikler yer almalıdır:                Uykudan kalkılan saat

Ø      Kahvaltının bitiş saati

Ø      Okula geliş-gidiş saati

Ø      Ulaşımda geçen süre

Ø      Yemek için verilen aralar

Ø      Öğrenme için ayrılan süre

Ø      Dinlenme, gezme, spor, TV izleme, arkadaşlarla beraber olmak için belirlenen süreler

Ø      Tekrar yapmak için ayrılan  süreler

Ø      Ev ödevlerine ayrılan süre

Ø      Uykuda geçen süre

Bir günde yapılacak etkinlikler önce sıralanmalı, sonra önem sırasına göre sınıflandırılmalıdır. ( Birinci derecede çok önemli ve mutlaka yapılması gerekenler, ikinci derecede önemli ve az önemli yani yapılmasa da olabilecekler ) Böylece sınıflanan etkinlikler önem derecesine göre günlük plana yerleştirilmelidir. Ancak burada göz önüne alınması gereken bir nokta zihinsel çalışmalar açısından en verimli saatlere bize güç gelen ve dikkat gerektiren etkinliklerin yerleştirilmesidir.

Kararlaştırılan etkinlikler günlük plan çizelgesine yazılmalıdır. Plan yazılı olmazsa uyulması aksayabilir. İyi bir günlük plan, o gün yapılacak tüm etkinlikleri kapsar, son anda ortaya çıkabilecek zorunlu durumlar için esnek bir zaman da kalır. Planı uygulamak için öğrenci kendini disipline temeli, gerekirse zorlamalıdır. Keyfi nedenlerle plan aksatılmamalıdır. Hazırlanan planı uygulamada başarı elde edilmişse öğrenci kendini ödüllendirmelidir.

    PEKİ PLANLI ÇALIŞMAYI ENGELLEYEN BAHANELER NELERDİR? 

·        Bu kadar çalışma yeter.

·        Yeterli zamanım yok.

·        Ben yapamam ki.

·        Benim çalışmaya ihtiyacım yok.

·        Şimdi çok yorgunum.

·        Çok sıkıcı.

·        Bu konu çok zor.

   &     Yarın çalışırım.

·        Bu konular hayatta lazım olmaz.

·        Bu dersten ağzımla kuş tutsam geçemem.

·        Çalışırsam “inek” derler.

·        Sınıfta herkes zayıf alıyor.

Bir çok öğrenci çalışma süreleri ile dinlenme ve eğlenme sürelerini ihtiyaçlarına göre doğru biçimde düzenleyememekten yakınır.

Bu durumu en aza indirmek için izlenecek stratejiler şunlar olmalıdır:

·        Zaman dilimleri Halinde ve Programlı Çalışın

Günlük gereksinimlerinizi göz önünde bulundurarak, ders çalışmaya, dinlenmeye ve kendinize zaman ayırmaya yarayacak bir program hazırlamalısınız.

 

·        Güne Erken Başlayın

Sabahları erken kalkmayı alışkanlık haline getirin. Bu sayede hem bu işeri yapabilmek için daha uzun bir süreye sahip olacak, hem de kendinizi gün boyu daha zinde hissedeceksiniz.

 

·        Zaman Hırsızlarına Geçit Vermeyin

Zamanı akıllıca kullanmak yolunda atılacak en önemli adımlardan biri, boşa geçen süreyi nelerin kapsadığını belirlemek ve zamanınızı çalan bu hırsızlardan kurtulmaktır.

BUNLAR;

v     Gereksiz ve bitmek bilmeyen telefon konuşmaları,

v     Yeterince seçici olmadan izlenen televizyon programları,

v     “Hayır” diyemediğimiz arkadaşlar,

v     Çeşitli bilgisayar oyunları ve internet.

 

SONUÇ İTİBARİYLE ÇALIŞMA PROGRAMI NASIL HAZIRLANIR?

           

 Hazırlanan bir programın önelcikle şu sorulara yanıt verebilmesi gerekir:

  • Ne zaman çalışmalıyım?
  • Neyi çalışmalıyım?
  • Ne kadar çalışmalıyım?
  • Nasıl çalışmalıyım?

Hazırlayacağınız programın uygulanabilir olabilmesi için her hafta değişen kişisel ihtiyaç ve durumlarınızı göz önünde bulundurmanız gerekir.

 

ÇALIŞMA PROGRAMI HAZIRLANIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR NELERDİR?

v     İnsanlar birbirinden farklıdır. Bu nedenle bir kalıp program ortaya koymak, insan doğasına aykırıdır. Bu nedenle çalışma programı kişiye özgü olmalıdır.

v     Zamanı planlamada dikkat edilecek bir diğer nokta da TV seyretmek, gazete ve dergi okumak, çay ve kahve içmek, arkadaşlarla sohbet etmek gibi aktivitelere gerektiğinden fazla zaman harcamamaktır.

v     Ders çalışmak için her gün ayrılması gereken sürenin uzunluğu, her şeyden önce öğrencinin yaşına bağlıdır. Küçük çocuklar dikkatlerini ancak kısa bir süre aynı noktaya toplayabildiklerinden, ders çalışma sürelerinin kısa olması zorunludur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta: Kısa süreli çalışmaların arasında uzun uzun dinlenme sürelerinin olmamasına özen gösterilmelidir. Çünkü; uzun dinlenme sırasında, kazanılmış bir çok bilgi unutulabilir.

v     Vücudumuzu faaliyete geçiren ve zinde tutan hormonlardan biri “ kortizon” dur. Vücudumuzdaki kortizon miktarı vücudun yorulmasıyla orantılı olarak azalır. Bu sebeple sabahın erken saatleri zihnen ve bedenen en dinç olduğumuz saatlerdir. Günlük program yaparken, yoğun zihin faaliyeti gerektiren dersleri yada konuları günün erken saatlerinde çalışmayı, günün ilerleyen saatlerinde kolayca halledilebilecek dersleri yada konuları halletmeye çalışmalıyız. 

UNUTMA Kİ;            Geri dönüşü asla mümkün olmayan zaman, düşünmeden ve bilinçsizce harcadığımızda en ciddi düşmanımız, akıllıca kullandığımızda ise başarımızın en önemli nedeni olacaktır. 

ÇALIŞMA ORTAMINI DÜZENLEME

Dağınık oda = Dağınık zihin

      Dağınıklık, insanın kendisini de derbeder ve rahatsız hissetmeyi sağlayacağı için böyle bir ortamda çalışmaya çalışmak boşa zaman harcamaktır. Siz iyisi mi düzenli, dikkatinizi dağıtacak fazla obje olmayan sade bir odada, mümkünse boş bir duvara dönük çalışın. İlginizin sadece ve sadece çalışacağınız konuya yönelmesi ancak bu şekilde gerçekleşecektir.

           

·        Dikkatin çalışmaya yoğunlaştırılabilmesi için ve çalışmaların verimli olması isteniyorsa çalışma ortamı uygun olmalıdır. Rahat, sade, gürültüden uzak bir oda her öğrenci için mümkün olmayabilir. Eğer evde bir çalışma köşesi ayrılamıyorsa kütüphane en mükemmel seçenektir.

 

·        Çalışma odasının ısısının uygun, havalandırması iyi olmalıdır. Işığın yeterli düzeyde olması, odanın sade döşenmiş olması, dikkatin dağılmaması için gereklidir. Özellikle resimler, posterler ilgiyi dağıtır. Verimli çalışmada sessizlik önemlidir. Dışarıdan gelen gürültüler, ev içinde yüksen sesle konuşmalar, radyo ve televizyon yayınları dikkatin dağılmasına neden olur. Resim, elişi, dokuma gibi uygulamalı derslerle ilgili ödevler hafif müzik eşliğinde yapılabilir, fakat yoğun bir dikkat ve düşünmeyi gerektiren çalışmalar müzik ve televizyon eşliğinde yapılamaz. Çalışma mutlaka bir masa üzerinde yapılmalıdır. Yatakta, koltukta yada divanda uzanarak ders çalışılmaz. Buralarda ancak dergi, roman, hikaye vb. okumalar yapılabilir.

  

·        Öğrencinin çalışması için bağımsız bir oda yoksa, evin bir köşesi çalışmak için ayrılabilir. Çalışma masası uygun ses, ısı, ışık özelliklerine göre yerleştirilir. Ders kitabı, yardımcı ders kitapları, kaynak kitaplar ve tüm araç-gereçler rahatlıkla ulaşılabilecek yerde olmalıdır.

 

ÇALIŞMA SÜRELERİNİN VE ARALIKLARININ PLANLANMASI

          

  Etkin öğrenme için diğer bir önemli nokta, çalışma sürelerinin planlanmasıdır. Genellikle 45-60 dakikalık bir sürenin ara vermeden çalıma için kullanılması uygundur. Bundan daha kısa bir süre , çalışmanın verimini ve öğrenilenlerin zihinde organizesi için yetersiz gelir. Daha uzun süre ise  Materyalin daha çabuk unutulmasına neden olur. ( Telman 1997 )

           

 Eğer öğrenmek üzere çalışmaya ayırdığınız zaman iki saatse, bu zamanı iyi planlayarak daha yüksek verim elde edebilirsiniz. İlk 45-50 dakikadan sonra 10-15 dakika ara verilip yeniden öğrenmeye devam edilirse hatırlama eğrisi daha yükseğe çıkar ve öğrenme kapasitesi daha etkin kullanılmış olur. Ancak bu öğrenme süreçleri arasındaki kısa aralıkların nasıl değerlendirildiği de önemlidir. Bu dinlenme aralığı, beynin kendi kendine çalışması için boş bırakılmalıdır. Yani zihinsel bir etkinlik yapılmamalıdır. Bu süre örneğin kısa bir yürüyüş, hafif fiziki aktiviteler, müzik, dinlenme, gevşeme egzersizleri gibi enerjiyi yenileyen uygulamalar ile değerlendirebilir.

  

NOT TUTMA ( NOT ALMA )

           

 Derslerde not alma eğitimin temel şartı olan “ aktif katılım” ı sağlar. Böylece uyanık kalmak, dikkati öğrenilen konuda yoğunlaştırmak mümkün olur. Aynı zamanda not alma ve alınana notları yeniden düzenleme, eğitimin en büyük düşmanı olan unutmayı önler. Doğru ve yerinde kullanıldığında, not tutma başarıyı artıran bir yöntemdir.

           

Not tutma iki temel kaynaktan yapılır. Birincisi kitap, makale gibi yazılı kaynaklardan, ikincisi ise ders, konferans, seminer gibi etkinliklerde öğretmenin/ konuşmacının anlattıklarından. Not tutmada en önemli nokta, konuşmacının her söylediğini yazmak değil, anlatılanlarda önemli kısımları, ana düşünceleri dinleyenin özümseyerek kendi tümceleri ile yazmasıdır.

           

 Aşağıdaki tabloda not almada yaygın sorunlar ve olası çözümler verilmiştir. ( Mc Whorter 1989 )

Yaygın Not Alma sorunları ve Çözüm Önerileri
       Sorun                                  Çözüm

“Zihnim dağılıyor ve sıkılıyorum.”

Sınıfın önüne otur. Konuyu önceden incele. Derste yanıtlamasını beklediğin sorular hazırla.

“Öğretmen çok hızlı konuşuyor.”

Kısaltma sistemi geliştir. Kısaltmalar kullan. Daha sonra doldurmak için boşluklar bırak.

“Öğretmen farklı konulara değiniyor.”

Konuyu önceden gözden geçirerek örgütlenme ilkelerini belirle. Dersten sonra notlarını tekrar düzenle.

“Bazı düşünceler uygun görünmüyor.”

Bu düşünceleri notunda sayfanın yanına veya parantez içine al. Daha sonra notlarını gözden geçirirken kontrol et.

“Her şey önemli görünüyor” veya “Hiçbir şey önemli değil”

Ya konu hakkında bilgi sahibi değilsin veya anahtar kavramları belirleyemiyorsun. Konuyu anlamamışsın. İlgili ders kitabından konuyu incele.

“Yeni teknik terimleri telaffuz edemiyorum”

Yeni teknik terimleri okunduğu gibi kaydet. Notlarını tekrar gözden geçirirken doğrusunu yaz.

“Öğretmen terimleri açıklamadan kullanıyor”

Anlamadığın terimleri kaydet. Kitabın sözlük kısmına veya sözlüğe bakarak notunda bıraktığın boş yere anlamını yaz.

“Öğretmen doğrudan kitaptan okuyor”

Kitaptan pasajları işaretle. Öğretmenin yorumlarını not kağıdının yanına yaz. Notuna nerede bulunduğunu kaydet.

             AKTİF DİNLEME

            Dinlediğiniz birisinin, öğretmen, arkadaş veya bir konferansta konuşmacı, daha sonra söylediklerinin hiçbirini hatırlamadığınızın farkına vardınız mı? Oysa onun konuşmasını duydunuz. Özellikle derslerde öğretmeni duyuyor fakat dikkatinizi veremiyor olabilirsiniz. Bu durum dinleme ile duyma arasındaki farkı ortaya koyar. Duyma pasif, biyolojik bir süreçtir. Çevreden gelen sesler kulak tarafından alınır. Dinleme ise bilişsel bir etkinliği kapsayan bir süreçtir ve gelen bilgi yorumlanır. Dinleme amaçlı ve kasıtlıdır, düşünmeyi içerir.

            Dinlemede dikkatin ders süresince sürdürülebilmesi ve anlatılanların öğrenilebilmesi dinleme becerisinin geliştirilmesine bağlıdır. Derste dinleme yolu ile öğrenme, öğrencinin kendi başına öğrenmesinden hem daha etkili hem de daha kısa sürede gerçekleşir. İyi bir dinleyici olmak ise aktif dinleme becerisine sahip olmayı gerektirir ve bu beceriler geliştirilebilir. ( Yeşilyaprak, Güngör 2000)

Ø      Aktif dinlemenin ön koşulu dinlemeye hazırlıklı

olmaktır. Bunun için dersten önce konu hakkında hazırlık yapılmalıdır. Ders kitabı, yardımcı kitap, kaynak kitaplardan yararlanarak konuda geçecek terimlerin , temel kavramların bilinmesi, konuya ilgiyi artırır. Dersten önce hazırlıklı olmak ise, bedensel gereksinimlerin giderilmiş olmasını ve öğrencinin sırasının üstünde ilgisini dağıtacak materyallerin ortadan kaldırılmasını içerir.

Ø      Dinlemede okumaya benzer bir yaklaşım

oluşturulmalıdır. Birey okurken sadece sözcükleri tanımaz. Sözcükler tanınır, anlanır, birleştirilir ve değerlendirilir. Dinleme de basit bir sözcükleri duyma eylemi değildir. Dinleme karşılaştırma sürecidir; düşünceleri yakalama, düşüncelerin önemini saptama ve diğer düşüncelerle ilişkileri bulmayi içerir.

Ø      Öğrenci dersi dinlerken öğretmenin söylediklerinden

yola çıkarak daha sonra söyleyeceklerini kestirmeye çalışmalıdır. Bu tür dinleme ilginin dağılmasını önler ve dikkatin konu üzerinde yoğunlaşmasını sağlar.

Ø      Öğrenci dikkatin konudan kaymasını önlemek için

konunun ana ve yardımcı düşüncelerini bulmaya çalışmalıdır. Dikkat edilirse bir konunun ana düşünceleri örneklerle, açıklamalarla desteklenir ve sık sık tekrarlanır. Temel düşünceleri bulmak için şu sorular sorulabilir;     

            Bu dersin amacı ne? Öğretmenin mesajı nedir? Dersin ana noktaları nelerdir?

            Öğretmen dersi nasıl düzenlemiş? Öğretmen en önemliden en az önemliye doğru sıralamış mı? Dersin düzenlenmesi nedenlerden sonuçlara doğru mu?

            Düşünceler nasıl düzenlenmiş? Bir düşünce diğeri için ipucu mu? Yeni bir düşünce mi?

Ø      Öğretmenin özellikleri ve giyimine değil dersin özüne odaklaşmak gerekir.

  • Etkin dinleyici olmak için ders süresince şunlar yapılmalıdır;

v     Ders süresince kendinize sorular sorun.

v     Aralarda konunun ana noktalarını özetleyin.

v     Sonuçları kendi kendinize çıkartın.

v     Ana düşünceleri ayrıntılardan ayırın (Daha az önemlilerden, yeni düşünceleri eski düşüncelerden).

v     Derste geçen düşüncelerin yaşamla ilişkisini kurun. Bildiklerinizle yeni öğrendiklerinizi karşılaştırın. Bu işlem yeni düşünceleri bulmaya ve kolaylıkla anımsanmasına yardım eder.

Öğrenci konuları derste öğrenmek istiyorsa devamı

aksatmamalı, öğretmeni en iyi dinleyebileceği yere oturmalı ve öğretmenin anlattıklarını içinden tekrar etmelidir. Ayrıca ders sırasında not tutmak, dinlemenin etkinliğini artıracak ve hatırlamayı kolaylaştıracaktır.

   HIZLI VE ETKİLİ OKUMA

            Öğrenmeyi etkileyen en önemli etkenlerden biri de “Hızlı ve etkili okuma” dır. Okuma alışkanlığı, okuma sevgisi ilköğretimde gelişir. Ancak okuma becerilerinin gelişimi eğitim süresi boyunca devam eder.Doğru okuma, hızlı okuma, anlayarak okuma, amaçlı okuma gibi beceriler ancak zamanla gelişerek olumlu alışkanlıklar haline dönüşür.

            Hızlı okunan bir konu bir okuyuştan sonra, yavaş okunandan daha fazla hatırlanır. Yavaş ve dikkatli okunan bir konunun daha iyi anlaşılması ancak okumayı yeni öğrenenler için geçerlidir. Ortalama bir okuyucu dakikada 200-300 kelime okur. Yavaş okuyan birinin hızı dakikada 100-200 kelimedir. Hızlı okuma ilkeleriyle bir kimse dakikada 600-800 kelime okuyabilir. Okuma sırasında gözün hareketleri, okuma hızınızı tayin eden önemli bir faktördür.

            Okuma hızını artıracak en kolay ve pratik yol, göze bir kalemle yardımcı olmaktır. Kalemin satır üzerinde hızlı hareket etmesi, gözün de kalemi izlemesi okuma hızını kısa bir süre sonra 500-700 kelimeye çıkartabilir.

            Dudakları kıpırdatmadan okumak da okuma hızını artıracaktır. Bunun yanında kelime kelime değil de, kelime gruplarını okumaya çalışmak da okuma hızını artırma bakımından büyük öneme sahiptir. Bütün bu beceri ve alışkanlıklar sabırla yürütülecek egzersizlerden sonra kazanılabilir.

            Hızlı okuma kadar etkin okuma da verimli ders çalışma yöntemlerinde önemlidir. Etkin okumada ise en bilinen yöntemlerden biri İSOAT yöntemidir. 1960’ larda Psikoloji Profesörü Robinson tarafından geliştirilen bu yöntem bugüne kadar geçerliliğini korumayı başarmış ve uygulama kolaylığı açısından yerine daha iyi bir yöntem konulamamıştır. İSOAT yöntemiyle okuma 5 basamaktan oluşacak şekilde düzenlenmektedir:

Ø      İZLE

Ø      SOR

Ø      OKU

Ø      ANLAT

Ø      TEKRARLA

İZLE: Bölüm içinde ne anlatılmak istendiğini anlayabilmek ve genel bir fikir edinmek amacıyla baştan 3-4 dakika süreyle göz gezdirin.

Bu göz gezdirme işlemi sırasında bölümdeki ana başlıklar, alt başlıklar, koyu renk ve italik harflerle basılmış yerleri, şekil, grafik ve resimlerin alt yazıları, paragrafların ilk ve son cümlelerini; varsa bölüm özetini okumak. Böyle sistemli bir göz atma işlemiyle yazarın anlatmak istediği ana fikir ve önemli noktaları bulmuş olursunuz.

 

SOR: Kitabın veya bölümün içine dalmadan önce kendi kendinize o bölümü okumakla ne kazanmak istediğinizi sorun. “ Bu bölümü neden okuyorum?”, “Beni özellikle neler ilgilendiriyor?”. Bu tür sorularınızın çıkartılması, sorularınızın cevaplarını arayarak ve bir amaç gözeterek okumanızı sağlar.

 

OKU: Bu aşamada daha önce çıkardığınız sorulara cevap bulmak amacıyla okumaya başlayın. Okuma sırasında kitap üzerinde işaretlemeler yapmak, karton veya kağıda soruların cevapları yazılmalıdır.

 

ANLAT: Bu bölümde kitap ve defterleri kapatarak sadece karta veya not çıkartılan kağıda göz atarak soruların cevabını kendi kendinize ve sesli olarak anlatın. Anlatma sırasında önemli noktaların ve anahtar kelimelerin  kullanılması esastır. İhtiyaç duyulursa notlara bakılabilir. “ Anlat” aşaması yöntem içinde atlanmaması gereken önemli bir adımdır.

 

TEKRARLA: Bu aşamada karton ve notlar kaldırılarak bölümün baştan sona tekrara edilmesi gerekir. Bu tekrarın süresi yaklaşık 4-5 dakikadır. Hafızada tekrarlanmayan bilgi öğrenilememiş demektir.

Öğrendiğinizden emin olmanız için sorunun, ana fikri ve anahtar kelimeleri çağrıştırması ve cevabın zincirleme olarak hatırlanması gerekir. 

ÖZET ÇIKARMA

            Okuduğunu anlamanın somut göstergesi özet çıkarabilmektir. Özetleme, bir bakıma metni kısaltma işlemidir. Ancak bu kısaltma metindeki temel hedefi, ana düşünceyi ve önemli bilgileri içerecek şekilde olmalıdır. Özetleme, öğrencinin ne öğrendiğini düşünmesine, mantıksal ve anlaşılabilir tarzda yazmasına ve kendi kelimeleriyle ne öğrendiğini açıklamasına yardım eder.

            Özetleme, belli kuralları uygulamayı gerektiren bir işlemdir. Bu konuda yapılması gerekenler aşağıdaki süreç içinde gerçekleştirilmelidir ( Görgen 1999 ) : 

v     Özetlemeye Hazırlık
  • Metni dikkatlice okuyunuz.
  • Metni anladığınızdan emin olmak için kendinize ilgili sorular sorunuz.
  • Metnin başlığını inceleyiniz.
  • Paragrafları inceleyiniz. Tekrarlanan ifadeler, vurgulanan düşünceleri saptayınız.

v     Özetleme

Özetleme yaparken aşağıdaki kuralları uygulayınız:

Ø      Metinde liste halinde verilenleri kısaltınız.

Ø      Tekrarlanan bilgileri, düşünceleri atınız.

Ø      Önemsiz bilgileri, gereksiz ayrıntıları atınız.

Ø      İlgisiz cümleleri, örnekleri atınız.

Ø      Konu cümleleri ( ana düşünceyi özetleyen cümleler ) varsa kullanınız.

Ø      Konu cümleleri yoksa siz bulunuz.

v     Özeti Gözden Geçirme

Ø      Özetinizi okuyunuz ve metni tekrar gözden geçiriniz.

Ø      Yazılan özetle metinde tartışılan düşüncenin, bilginin tutarlılığını kontrol ediniz.

 

HAFIZAYI ( BELLEĞİ ) GÜÇLENDİRME

            Hafıza ( bellek ) öğrenilmiş olanların beyinde saklandığı varsayılan bölgeye verilen isimdir. Öğrenilmiş olan bilgiler, kazanılmış olan yaşantılar belleğe kaydedilir. Daha sonra duyu organları ile alınan uyaranlarla bellekteki bilgiler arasında ilişki kurulur ve çağrışım yoluyla bilgi zihinde canlanır. Buna “anımsama” diyoruz. Sınavdaki soruyu okursunuz. Yanıt, bellek mekanizmaları tarafından aranır, bulunamazsa eğer bilgi “ silinmiş” ya da “ karışmış” olabilir. Diğer bir ifade ile “unutma” meydana gelmiştir. Kısacası öğrenilenler uzun süre kullanılmazsa unutulur. Öğrenmeden sadece 24 saat sonra materyalin % 75’ ini eğer gerekli önlemleri almazsak unuturuz. O halde öğrenilenlerin yinelenerek pekiştirilmesi gerekir.

Peki unutmayı engellemek ve anımsamayı güçlendirmek için neler yapmak gerekir? Bunlar için yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Ø      Dikkati olay veya bilgi üzerinde yoğun bir şekilde odaklaştırarak kuvvetli bir izlenim edinme ( Etkin öğrenme )

Ø      Düzenli ve aralıklı tekrarlarla bilgiyi ( izlenimi ) pekiştirmek.

Ø      Başka izlenimlerin bilgiye karışmasını önlemek.

Ø      Hoş gelmeyen anıların bastırılıp yön değiştirmesinden kaçınmak.

Sonuç İtibariyle Unutmayı Azaltmak İçin:

Ø      Etkin öğrenme yöntemlerini kullanınız. Bilgiyi öğrendiğinizden emin olunuz.

Ø      Öğrendiklerinizi ilk 24 saat içinde kısa bir göz atma ile pekiştiriniz.

Ø      Aralıklı tekrarlar yapınız ( bir hafta sonra, bir ay sonra ).

 

NELERİ UNUTMAYIZ?Okuduklarımızın…………………………………% 10’ unu

Duyduklarımızın…………………………………...% 20’ sini

Gördüklerimizin………………………………....% 30’ unu

Hem görüp hem duyduklarımızın………………….% 50’ sini

Söylediklerimizin…………………………...........% 80’ ini

Davranışlarımızla birlikte söylediklerimizin……….% 90’ını

Okuyun, yazın, resmini çizin, anlatın, tartışın, sorusunu hazırlayın, sorularını çözün,…. KESİNLİKLE UNUTMAZSINIZ.

 

GÜDÜLENME

            Öğrenme ve başarılı olma konusunda öğrencilerin en çok yakındıkları sorun çalışmaya başlama ve sürdürme güçlüğüdür. Hepiniz şu cümleleri bir çok kez kullanmışsınızdır:

            “ Çalışmam gerektiğini biliyorum ama çalışamıyorum.”

            “ Kitabımı alıyorum ve kitaba bakarak öylece oturuyorum.”

            “ Bilmiyorum neden bir türlü dersin başına oturamıyorum.”

            Bu durum öğrencide güdülenme eksikliğini gösterir. Güdülenme (motive olmak); Çalışılacak konuya, yapılacak etkinliğe ilişkin ilgi, istek duymak ve çaba harcamaya hazır olmak demektir.

            Eğer eğitsel ve mesleki bir hedefiniz veya güçlü bir ilginiz varsa, çalışmak çok daha kolay olur. Belli bir zaman süreci içinde çalışmak alışkanlık haline getirilirse çalışmaya oturmak ve devam etmek kolaylaşır. Çalışmaya motive olmuş insanları çalışmaya iten bir enerjinin var olduğu düşünülür. Çok az insanda böyle kendiliğinden enerji sağlama yeteneği vardır. Çalışmaya motive olmak, ya güçlü bir ilgi ile gerçekleşir yada belli bir çalışma disiplinin ürünüdür. Genellikle bilinçli olarak irademizi kullanıp, kendimizi disipline etmeye çalışırsak, daha önce de belirtildiği gibi bu durum giderek alışkanlık haline gelir, davranışlara ve kişilik yapısına mal edilir.

            Çalışmaya başlamak ve sürdürmekte zorlanan öğrencilere söyleyebileceğimiz son söz şudur. Yaşam bir büyük yarıştır, kazananlar ve kaybedenler her zaman olacaktır. Siz hangi tarafta olmak istersiniz? Bu yarışta kazanmak için çaba harcamak ve ter dökmek gereklidir. Terlemeden ve zorlanmadan başarıya ulaşmak mümkün değildir. Bunu göze alarak yaşamdaki hedeflerinizi belirleyiniz. İyi bir okul, iyi bir meslek, iyi bir kariyer istiyorsanız kendinizi değiştirmeniz gerekli. Hazır mısınız? Hazırsanız “ DEĞİŞİM İÇİN BEŞ ADIM” lık uzun bir yolunuz var!

 

Değişim İçin Beş Adım          

   1. Adım: Öğrenme İle İlgili Düşünce ve Duyguların Gözden Geçirilmesi

            Genellikle öğrenciler öğrenmenin sıkıcı, güç ve pek de gerekli olmadığını düşünürler. İşte ilk adım, “ Öğrenmenin gerekli, işe yarar ve zevkli bir uğraş” olduğunu kabul etmektir. Böyle düşünce, değişim için en önemli adımdır. Çünkü öğrenmeye güdülenmeyi (motive olmayı) sağlar. Bunun için öğrenci kendisine şu soruları sormalıdır:

Ø      Yeni şeyler öğrenmek ve kendimi geliştirmek istiyor muyum?

Ø      Bilgisiz ve cahil olmanın ne sakıncaları var?

Ø      Bilgili olmayı mı bilgili görünmeyi mi tercih ederim?

Ø      Yaşamdaki hedeflerim neler, öğrenmek bu hedeflere ulaşmama yardımcı olacak mı?

Ø      Öğrendiklerim çeşitli ihtiyaçlarımı (sosyal, psikolojik, ekonomik…) ne derece karşılıyor?

Öğrenci bu ve benzer sorulara verdiği yanıtlarda eğer öğrenmenin gerekli olduğuna karar verirse öğrenme ile ilgili duygularını da gözden geçirir. Bunun için şu noktaları gözden geçirmesi yararlı olabilir:

o       Çalışmayı nasıl daha zevkli hale getirebilirim?

o       Başarılı olduğumda elde edeceğim sonuçlar neler?

o       Başarılarım sonucu kendimi nasıl ödüllendirebilirim?

 

2. Adım: Çalışma Alışkanlıklarının Gözden Geçirilmesi

            Atılacak ikinci adım öğrencinin kendi çalışma alışkanlıklarını gözden geçirmesi, olumlu ve olumsuz yanlarını saptamasıdır. Nasıl bir çalışma programı uyguluyor? Çalışma ortamı nasıl? Çalışmaya başlamakta mı, sürdürmekte mi zorlanıyor? Çalışırken not tutuyor mu, özet çıkarıyor mu? Hangi durumlarda daha iyi sonuç alıyor? Dersleri günü gününe hazırlıklı gelip dikkatle izliyor mu? Ara tekrarlar yapıyor mu? Yoksa tüm çalışmayı sınav gecelerine mi bırakıyor? Öğrenci çeşitli yönlerden kendi çalışma alışkanlıklarını tarafsız bir gözle inceleyip hatalı yönlerini saptamalı ve kabul etmelidir. Çünkü yanlış, eksik ve hatalı yönlerimizi görüp kabul etmezsek bunları düzeltmemiz ve daha iyi yönde değiştirmemiz mümkün olmaz.

           3. Adım: Etkin Çalışma Yöntemlerinin Öğrenilmesi

Hatalarımızı, eksikliklerimizi gördüğümüze göre kendimizi bu yönden geliştirmek üçüncü adımı oluşturur. Bu hususta da önemli olan öğrencinin kendine uygun ders çalışma yöntem ve tekniklerden yararlanabilmesidir. Bu konuda öğrenciler şu noktaları dikkate almalıdır:

§         Öğrenmenin sihirli bir yöntemi yoktur. Öğrenme amaçlı, yöntemli ve planlı bir uğraştır.

§         Öğrenme, ezberlemeye değil; kavramaya, çözümlemeye, önceki bilgilerle karşılaştırmaya ve bütünleştirmeye dayanır.

§         Öğrenme, öğrencinin aktif olmasını gerektirir. Diğer bir ifade ile öğrenci çaba gösterecek, zamanını verecek, kapasitesini kullanacak ve enerji harcayacaktır.

 

4. Adım: Uygulamada Kararlılık ve Süreklilik

Etkin çalışma yöntemlerini pek çok öğrenci öğrencilik yaşamında bir yada birkaç kez denemeyi düşünmüş, hatta denemiştir. Ancak çoğunun yapmadığı şey denemeyi sürdürmektir. Bu konularda becerinin gelişmesi bir yada birkaç kez uygulamayla olmaz.

            İşte etkin çalışma yöntemlerini uygulamakta başlangıçta size zor gelebilir, vazgeçmeye eğilimli olabilirsiniz ama kendinizi zorlayın, kararlı olun, bu konuda öz disiplin uygulayın. İsterseniz başarırsınız! Öz disiplininizi geliştirebilirseniz, sadece bu alanda değil yaşamda belirlediğiniz pek çok hedefe ulaşmada kazanan siz olusunuz.  

           

 5. Adım: Sonucun Değerlendirilmesi

            Uygulamayı sürdürürken bir yandan da çalışma alışkanlıklarınızda meydana gelen değişimleri izlemek ve sonucunda değerlendirmek gerekir. Başarımızda beklediğimiz düzelme ne derece oluyor? Olmuyorsa nerede hata yapıyoruz? Değiştirilmesi gereken yönler nelerdir? Bunları yöntemimize nasıl uyarlayabiliriz?

            Bu açılardan öğrenci kendi durumunu izleyip değerlendirerek gelişmeyi sürdürebilir ancak öğrenci çok kısa sürede değişim beklememeli, sonuç değişmiyor diye uygulamalardan vazgeçmemelidir. “ Yap-boz tahtası” anlayışı ile davranmak çok hatalıdır.

            Sonuç olarak değişim zaman gerektirir. Öğrenci kararlılığını sürdürmeli, bir yandan da daha iyiye doğru gerekli önerileri uygulamalıdır.

 

Peki Öğrencilerin Sınıf Ortamında Motivasyonlarını Artırmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?,

Ø      Olumlu tavsiyelerin kullanılması, olumsuz özelliklerin bile olumlu bir yorum içinde öğrenciye sunulması, değerlendirmelerin olumlu cevaplar üzerinde artı olarak yapılması gereklidir.

Ø      Öğrenci katılımının sağlanması için çalışılmalı ve her öğrencinin başarısı anında olumlu bir özellik olarak belirtilmeli.

Ø      Öğrencilerin kendilerini ifade edebilmeleri için onlara fırsatlar tanınmalıdır.

Ø      Her konu hakkında öğrencilerinde görüşleri alınmalı ve onların sunduğu alternatifler değerlendirilmelidir.

Ø      Öğrencilerin kendi fikirlerini geliştirebilmeleri ve başarılarını gösterebilmeleri için onlara yardımcı olunmalıdır.

Ø      Düz cümlelerden ziyade soru-cevap şeklinde dersi anlatmak daha etkilidir.

fenciyim.com


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam53
Toplam Ziyaret1210538
Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 36° 19°